SesLiDostum.Com, SesliSohbet, SesliChat, SesliSiteler
Facebook
Instagram
Twitter
YouTube
İMPARATOR
İMPARATOR
WebDevaloper
İMPARATOR
İMPARATOR
Site Kurucusu
Online Destek
Skype
Video Chat
Uygulama İndir

Trump un Patavatsızlıkları

İMPARATOR
05 Mart Perşembe 12:54
5 Görüntüleme

İsrail-Amerika-İran Üçgeninde Yeni Bir Ateş Topu

Donald Trump’ın ikinci döneminde Ortadoğu’ya attığı her adım, sanki bir barut fıçısına kibrit çakmak gibi. İran’la gerilim zaten tavan yapmışken, Trump’ın ağzından çıkan her cümle, diplomasiyi değil, sosyal medya savaşını körüklüyor. “İran’ın nükleer tesislerini vururuz, hem de anında” diye tweet attığı gün, Tel Aviv’den Washington’a kadar herkesin nefesi tutuldu. İsrail Başbakanı Netanyahu’nun “Trump’ın cesareti” diye övdüğü şey, aslında diplomasinin en büyük düşmanı: patavatsızlık.

Trump, İran’ı “terörist devlet” diye etiketleyip, “Ya teslim olur ya da yok olur” deyince, Tahran’ın cevabı gecikmedi. Devrim Muhafızları, “İsrail’i haritadan sileriz” restini çekti. Peki Amerika ne yaptı? Pentagon, “Hazırız” dedi ama kimse neyin hazır olduğunu anlamadı. Çünkü Trump’ın stratejisi yoktu; sadece bir show vardı. Bir gün İran’ı tehdit edip ertesi gün “Barış istiyorum, çok güzel bir barış” diye şarkı söyler gibi konuşuyordu. Bu tutarsızlık, hem müttefikleri hem düşmanları şaşırttı.

İsrail tarafında ise durum farklı. Netanyahu, Trump’ı “en büyük dost” diye göklere çıkardı ama gerçekte İsrail’in istediği şey netti: İran’ın nükleer programını tamamen durdurmak. Trump ise bunu yapmak yerine, “Benimle İran’ı masaya oturttum” diye övündü—oysa görüşmeler sadece selfie çekip ayrılmakla kaldı. İranlılar da boş durmadı; Hizbullah’a yeni füzeler gönderdi, Yemen’deki Husiler’e “İsrail gemilerini vurun” talimatı verdi. Bölge, Trump’ın dilinden dökülen laflarla bir anda mayın tarlasına döndü.

En tehlikeli kısım şu: Trump’ın patavatsızlığı, sadece sözde kalmadı. 2025’te İran’ın Basra Körfezi’nde tankerleri taciz etmesi üzerine ABD donanması devreye girdi. Trump, “Bir gemi batarsa İran’ı yerle bir ederiz” dedi. O gece, İranlı general “Biz de Washington’u vururuz” diye karşılık verdi. Kimse şaka mı yapıyor, yoksa gerçekten mi diye sorarken, İsrail sessizce F-35’lerini havalandırdı. Sonuç? Bir hafta boyunca dünya, “Acaba savaş mı çıkıyor?” diye uyudu.

 

Trump’ın bu tarzı, diplomasiyi değil, kaosu besliyor. İsrail’le İran arasındaki soğuk savaşı, Amerika’nın hamleleriyle sıcak savaşa dönüştürme riski taşıyor. Patavatsızlık, bazen cesaret sanılır—ama burada sadece sorumsuzluk var. Ortadoğu’da barış istiyorsan, önce dilini tutacaksın. Trump ise tam tersini yapıyor: Her gün yeni bir bomba atıyor, sonra “Ben barış adamıyım” diyor. Ve biz, ekran başında, bir sonraki tweet’ini bekliyoruz—ya da bir sonraki patlamayı.

Etiketler:

📝 Yorum Yap

💬 Yorumlar