SesLiDostum.Com, SesliSohbet, SesliChat, SesliSiteler
Facebook
Instagram
Twitter
YouTube
İMPARATOR
İMPARATOR
WebDevaloper
İMPARATOR
İMPARATOR
Site Kurucusu
Online Destek
Skype
Video Chat
Uygulama İndir

Orta Doğu’da İsrail’in Gölgesi: Zulmün Yüzü

İMPARATOR
03 Mart Salı 20:29
2 Görüntüleme

Orta Doğu, yıllardır İsrail’in gölgesinde kanıyor. Filistin, Lübnan, Suriye, Gazze... Her biri, İsrail’in askeri üstünlüğü ve “güvenlik” adı altında yaptığı müdahalelerin kurbanı. 1948’den beri süren bu hikâye, artık sadece toprak meselesi değil; sistematik bir ezme, yerinden etme ve yok etme politikası.

Gazze, en çarpıcı örnek. 2007’den beri abluka altında. 2 milyondan fazla insan, açık hava hapishanesinde yaşıyor. Elektrik kesintileri, temiz su yokluğu, ilaçsızlık... İsrail ordusu, her birkaç yılda bir “operasyon” diyor, ama gerçekte çocukları, kadınları, hastaneleri vuruyor. 2023-2024 Gazze bombardımanında 40 binden fazla sivil öldü – çoğu kadın ve çocuk. BM raporları bile “soykırım” kelimesini kullanmaktan çekinmiyor artık. Ama İsrail, “teröre karşı savunma” diyor. Sanki roket atan bir çocuğun ölümüyle, roket atan bir askerin ölümü aynı şeymiş gibi.

Batı Şeria’da ise yerleşimci şiddeti her gün artıyor. Yahudi yerleşimciler, Filistinlilerin zeytin ağaçlarını yakıyor, evlerini yıkıyor, çocuklarını dövüyor. İsrail ordusu ise seyirci. 2025’te sadece bir yılda 800’den fazla Filistinli evsiz kaldı. Bu, sadece toprak gaspı değil; bir halkı kökünden sökme çabası.

Lübnan’a gelince, 2006 savaşı hâlâ unutulmadı. Binlerce sivil öldü, Beyrut’un güneyi yerle bir oldu. Şimdi de Hizbullah’la çatışma sürüyor – İsrail, güney Lübnan’ı “tampon bölge” diye işgal ediyor. Ama o tampon, sivillerin mezarlığı oluyor.

Suriye’de Golan Tepeleri hâlâ işgal altında. İran’la vekalet savaşları ise, Suriye’nin kuzeyini kan gölüne çevirdi. İsrail, İran’a karşı “önleyici vuruş” yapıyor ama vurduğu yerler, hastaneler, okullar, pazarlar...

İsrail’in zulmü, silahla sınırlı değil. Ekonomik ambargo, su kaynaklarının kontrolü, eğitim ve sağlık sisteminin çökertilmesi... Hepsi bir planın parçası. “Varoluşsal tehdit” diyorlar, ama tehdit eden kim? 1948’den beri 750 bin Filistinli sürgün edildi, milyonlarca mülteci kamplarda çürüyor.

Dünya susuyor. ABD veto ediyor, Avrupa “endişeli” diyor ama yaptırım yok. İsrail, “en büyük demokrasi” diye pazarlanıyor ama gerçekte bir apartheid rejimi. Filistinli bir çocuk, İsrailli bir çocuğun yaşadığı özgürlüğe sahip değil – hatta hayatta kalma şansı bile yok.

 

Bu zulüm, sadece Filistin’i değil, tüm Orta Doğu’yu zehirliyor. Barış mı? Ancak İsrail, işgali bırakıp eşitlik tanıyınca mümkün. Yoksa kan, daha çok akacak. Ve tarih, susanları da unutmayacak.

Etiketler:

📝 Yorum Yap

💬 Yorumlar