Sesli sohbet sitelerinde eski dostluklar, sanki zaman makinesindeymişsin gibi geliyor insana. Bir tıkla yıllarca geriye gidiyorsun; çocukluktan beri girdiğin sitedeki arkadaşın, sitelerdeki ilk aşkın, lise koridorunda omzuna vurup “n'aber” dediğin o çocuk... Hepsi orada, sesiyle, kahkahasıyla, aynı tonda “yaa sen Güngör müsün bizim güngör mü?” diye soruyor.
Eski dostlar, ekranda değil, reel de de buluşmuşluklar varve o günlerdeki sohbetler kulakta canlanıyor. Yazışmak yetmiyor artık; o tanıdık “vayyy” çekişi, “hadi ya” deyişi, hatta mikrofonda sesini duyunca her şey netleşiyor. Sesli sohbet siteleriolmasa belkide unutacağız birbirimizi görüşmeyeceğiz bir zaman sonra, işte bu siteler unuttuğumuz detayları geri getiriyor: Birinin “kanka” derkenki vurgusu, şiir okuması, hatta eski bir şarkı çalarken o şarkıyı mırıldanışı hüzün...
Ama işte, en güzel yanı şu: Mesafe yok. İstanbul’da olsan da, Almanya’da, hatta uzayda olsan da aynı odadaymışsın gibi. “Hatırlıyor musun, o gün yağmurda koşmuştuk” diyorsun, karşı taraf “ayy evet, ayakkabım batmıştı” diye gülüyor. Ve birden, o anı tekrar yaşıyorsun.
Tabii, bazen de tuhaf oluyor. Yıllar geçmiş, ses değişmiş, “sen miydin?” diye şaşırıyorsun. Ama yine de tanıdık bir şey var: kalp atışı. Eski dost, hâlâ aynı ritimde.
Sesli sohbet siteleri, aslında bir buluşma yeri. Dijital bir kahvehane. Kahve yerine kulaklık, sigara yerine “bi saniye, çay koyuyorum” cümlesi. Ve en önemlisi: yalnız değilsin. O eski arkadaşın, hâlâ seni dinliyor.
Belki bir gün gerçekten buluşursunuz, belki de bu sesler yeter. Ama şunu biliyoruz: Eski dostlar, susmaz, unutulmaz, bir arya gelindiğinde tekrar hatırlanır. Sadece biraz sessiz kalınmışlık vardır aslında, sonra bir araya gelişle geri döner o eski anılar
📝 Yorum Yap