Türkiye, son on yılda hava savunmasını yerli ve milli yapma konusunda dev adımlar attı. Eskiden Patriot gibi yabancı sistemlere bağımlıydık; şimdi kendi kalkanımızı kuruyoruz. Bu, hem caydırıcılık hem de bağımsızlık demek.
En bilineni S-400. Rusya'dan aldığımız bu sistem, 2019'dan beri aktif. Uzun menzilli, yüksek irtifada füzeleri vurabiliyor. Ama NATO'da tartışma yarattı, F-35'lerimizi kaybettik. Yine de Türkiye "kendi güvenliğimizi biz belirleriz" dedi, durmadı.
Asıl yerli yıldızlar ise Hisar ailesi: Hisar-A, Hisar-O ve Hisar-U. Roketsan'ın geliştirdiği bu sistemler, kısa, orta ve uzun menzilli tehditleri durduruyor. Hisar-A, düşük irtifa için, drone'lara karşı ideal. Hisar-O, orta menzilde uçak ve füze avlıyor. Hisar-U ise 70 kilometreye kadar çıkıyor, S-400'e rakip olacak kadar güçlü.
Bir de Siper var. Aselsan ve Roketsan'ın ortak projesi. 100 kilometre menzil, balistik füzeleri bile vurabiliyor. Mart 2026'daki Gaziantep ve Hatay olaylarında Patriot devreye girdi ama Siper'in testleri hızlandı. Yakın zamanda devreye girerse, dışa bağımlılık azalacak.
Tayfun da önemli. Balistik füze değil ama hava savunma için destekleyici: düşmanı uzaktan vurursan, sana yaklaşmasına gerek kalmaz. 560 kilometre menzilli, caydırıcı.
Patriot'lar hâlâ var. Gaziantep'te konuşlu, İspanya'dan gelen ek bataryalarla güçlendi. İran füzelerini havada parçaladı, enkaz boş araziye düştü. Ama Türkiye "Patriot iyi ama yeter mi?" diye soruyor. Cevap: Hayır. O yüzden Siper ve Hisar-U'yu hızlandırıyor.
Bu sistemler birbiriyle entegre çalışıyor. Radarlar (Ersan, Kalkan) erken uyarı veriyor, füzeler havada buluşuyor. Milli Savunma Bakanlığı'nın hedefi: "2030'a kadar hava sahası tamamen yerli koruma altında."
Bölge riskli. Suriye'den drone, İran'dan balistik, İsrail'den füze... Türkiye bunları karşılayacak gücü kuruyor. Barışçılık füzeleri diye adlandırılan tehditler karşısında, "güçlü savunma" tek cevap.
📝 Yorum Yap