Sudan'ın Kızıldeniz kıyısındaki Sevakin Adası (ya da Sevaki olarak da anılan), Osmanlı döneminden kalma tarihi liman kentiyle uzun zamandır dikkat çekiyor. Ada, mercan kayalıkları arasında sıkışmış, harabe halde ama hala heybetli kalıntılarıyla bir zamanlar Afrika'nın en önemli ticaret noktalarından biriydi. 2017 sonunda, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Sudan ziyareti sırasında dönemin Başkanı Ömer el-Beşir ile varılan anlaşma, adanın restorasyonu ve kullanım hakkını Türkiye'ye tahsis etti. Amaç, Osmanlı eserlerini yeniden ayağa kaldırmak, turizmi canlandırmak ve kültürel köprüyü güçlendirmekti. TİKA'nın öncülüğünde başlayan proje, 650 milyon dolarlık bir yatırım vaat ediyordu; zemin etütleri, şehir planlaması, hükümet konağı gibi yapıların onarımı ilk adımlardı.
Ancak 2019'daki darbe her şeyi değiştirdi. Beşir'in devrilmesiyle geçiş hükümeti, anlaşmayı askıya aldı. Mısır, Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkeler, Türkiye'nin Kızıldeniz'deki varlığını tehdit olarak gördü; ada üzerinden "askeri üs" söylentileri yayıldı. Dışişleri Bakanlığı defalarca yalanladı: "Sadece restorasyon, hiç askeri hedef yok." Yine de proje fiilen durdu. 2020-2023 arası iç savaşın gölgesinde Sevakin unutuldu; RSF ile ordu arasındaki çatışmalar Port Sudan'ı bile vururken ada sessiz kaldı.
2025'te hava değişti. Sudan'ın doğu kesimleri, yani Kızıldeniz eyaleti, ordunun kontrolünde kaldı ve Türkiye'yle ilişkiler ısındı. Aralık 2025'te Mersin Limanı'yla Port Sudan arasında kardeş şehir anlaşması imzalandı; bu, Sevakin'in yeniden gündeme gelmesine kapı açtı. Şubat 2026'da Tercüman gazetesinde çıkan analiz, "Anlaşma sadece bir ada değil, güven ilanıydı" diye yazdı. TİKA'nın ikinci etap saha çalışmaları tamamlandı; muhafaza binası restore edilip Sudan'a teslim edildi. Mart 2026 itibarıyla ada, kısmi onarımlarla turizme açılmaya hazırlanıyor. Tarihi hükümet konağı, Osmanlı kalesi kalıntıları ve birkaç cami yeniden boyandı, rutubet temizlendi. Yerel halk, "Türkler geri geldi" diyor; ama savaşın yarattığı kaos yüzünden tam kapasite çalışma yok.
Şu anki durum karışık ama umutlu. Anlaşma teknik olarak hâlâ geçerli, iptal edilmedi. Ancak Sudan'ın parçalanmış yapısı – Hartum'da RSF, doğuda ordu – projeyi yavaşlatıyor. Türkiye, insani yardım gemileriyle (altıncısı Ocak'ta gitti) destek veriyor, diplomatik olarak da "Sudan'ın bütünlüğü" vurgusu yapıyor. BAE ise Abu Amama liman anlaşmasını 2024'te iptal ettirdi; Sevakin üzerinden rekabet sürüyor. Ada, Kızıldeniz'in jeopolitik düğüm noktası: Türkiye için kültürel miras, Sudan için gelir kapısı, Körfez için ise "Türk nüfuzu" korkusu.
Gelecekte ne olur? Eğer ateşkes sağlanırsa, 2027'ye kadar ada turistik bir limana dönüşebilir. Ama savaş devam ederse, restorasyon yine rafa kalkar. Sevakin, şu anda yarım kalmış bir hikâye; Osmanlı taşları gibi sağlam duruyor, ama rüzgârın yönü belirsiz.
📝 Yorum Yap