13 Mart 2026. Sabahın köründe Tel Aviv'de sirenler çaldı, İran'dan gelen füzeler gökyüzünü deldi. Aynı saatlerde Tahran'ın göbeğinde İsrail jetleri gök gürültüsü gibi indi – binalar titredi, çocuklar annelerinin kucağında ağladı.
Bu savaş, 13 gündür sürüyor. Başlangıç mı? Kimse tam bilmiyor. İsrail, "İran'ın nükleer tesislerini vurduk" diyor. İran, "Hürmüz Boğazı'nı kapatacağız, petrolü keseriz" diye rest çekiyor. ABD sessizce İsrail'e destek veriyor, Rusya İran'a silah gönderiyor.
Orta Doğu şimdi bir barut fıçısı. Lübnan'da Hizbullah, Yemen'de Husiler, Suriye'de milisler – hepsi sahaya iniyor. Petrol fiyatı roket gibi fırladı, ekmek kuyrukları uzadı. İnsanlar "Bu sefer bitmez" diyor.
Peki neden? Toprak mı? Din mi? Güç mü? Yoksa hepsi mi? Belki de hepsi. Çünkü bu coğrafya, yüzyıllardır "kazananı" değil, "hayatta kalanı" belirliyor.
Şimdi herkes soruyor: Sıradaki kim? Türkiye mi, Suudi mi, yoksa Irak mı? Ve en önemlisi: Bu ateş söner mi, yoksa bütün bölgeyi mi yakar?
Cevap yok. Sadece duman var. Ve dumanın içinde, bir çocuğun "anne, eve ne zaman döneriz?" sorusu.
İşte bu, Orta Doğu'nun bugünü.
📝 Yorum Yap