Orta Doğu, Amerika için hep “enerji koridoru” oldu. Petrol, gaz, İsrail’in güvenliği ve Çin-Rusya’yı dengeleme… Hepsi bu coğrafyada düğümleniyor. Ama Washington’ın planları, masum bir “demokrasi ihracı” değil; sistematik bir güç oyunu.
1950’lerden beri CIA, bölgede darbeler organize etti. İran’da 1953’te Mossadegh’i devirdi, Şah’ı getirdi. Sonra 1979’da İran Devrimi patladı; Amerika’nın “dostu” gitti, yerine düşman çıktı. Ders alındı mı? Hayır. Irak’ta Saddam’ı önce destekledi, sonra 1991 Körfez Savaşı’nda vurdu. 2003’te “kitle imha silahı” yalanıyla işgal etti. Sonuç: Ülke parçalandı, IŞİD doğdu. Ama petrol akışı devam etti, Amerikan şirketleri kazandı.
Suriye’de de aynı senaryo. 2011’de Arap Baharı’yla Esad’a karşı vekil savaş başlattı. YPG’yi silahlandırdı, “IŞİD’e karşı” diye sundu. Ama gerçek: Kürt koridoruyla Türkiye’yi sıkıştırmak, İran’ı izole etmek. Rusya ve İran Esad’ı tutunca, Amerika geri adım attı ama YPG’yi bırakmadı. Bugün hâlâ Suriye’nin kuzeyinde üsleri var; petrol sahalarını kontrol ediyor. “Demokrasi” lafı, sadece perde.
İsrail ise planın kalbi. Amerika, her yıl milyarlarca dolar yardım yapıyor. Filistin meselesi, “barış süreci” diye uzatılıyor ama iki devletli çözüm asla gelmiyor. Gazze’deki katliamlara sessiz kalıyor, BM’de veto kullanıyor. Neden? Çünkü İsrail, Orta Doğu’da Amerika’nın jandarması. İran’a karşı kalkan, Arap ülkelerini dizginleyen bir üs.
Arap Baharı sonrası plan değişti: “Yönetilebilir kaos”. Mısır’da Mübarek’i devirdi, Sisi’yi getirdi. Libya’da Kaddafi’yi bombaladı, ülke iç savaşa sürüklendi. Yemen’de Suudi’ye silah verdi, Husi’lere karşı vekil savaş yaptırdı. Amaç: Bölgeyi istikrarsız tutmak, kimsenin birleşmesine izin vermemek. Birleşik bir Orta Doğu, petrol fiyatlarını yükseltir, doları zayıflatır.
Son yıllarda Çin ve Rusya’nın yükselişiyle işler karıştı. Suudi Arabistan’la İran yakınlaşıyor, BRICS’e göz kırpıyor. Amerika panikliyor: “Petrol doları” tehlikede. O yüzden İran’a yeni yaptırımlar, Hizbullah’a tehdit, Suriye’de yeni üsler… Hepsi aynı: Kontrolü kaybetmemek.
Ama gerçek şu: Amerika’nın planı tutmuyor. Irak, Afganistan, Suriye… Her yerde yenildi. Halklar öfkeli, ordular zayıfladı. Yine de vazgeçmiyor; çünkü Orta Doğu’yu kaybederse küresel hegemonyası biter. Bu yüzden kaos yaratıyor: Böl-parçala-yönet. Türkiye’yi YPG’yle, İran’ı yaptırımlarla, Arapları mezhep çatışmalarıyla oyalıyor.
Sonuç? Orta Doğu, Amerika’nın oyun tahtası değil artık. Rusya, Çin, Türkiye, İran… Yeni oyuncular var. Washington hâlâ “lider” diyor ama dünya artık inanmıyor. Planı: Hâlâ aynı. Ama bu sefer, sahada kaybediyor.
📝 Yorum Yap